Ramazan Bardi

Ramazan Bardi

Gerçek Bayram

Gerçek Bayram

24 Mayıs 2020


Rahmet, mağfiret ve cehennemden âzad mevsimi olan Ramazân-ı şerîfi dolu dolu yaşamaya çalıştık. Sonra da bayrama eriştik.

İnşallah bu rahmet mevsiminden hakkıyla istifade edebilmişizdir. İnşallah kurtuluşa erenlerden olmuşuzdur. İnşâallah ebedî bayramı hak etmişizdir. Çünkü bayramlar içinde en önemli olanı, o ebedî bayram ahiret bayramıdır. Hz. Peygamberin Hamd sancağının gölgesinde yaşanacak olan bayram. Cennetle müşerref olunca yaşanacak olan bayram. Sonsuz nimetler içerisinde hiç bitmeyecek olan ebedî bayram.

İşte bütün mesele o bayrama kavuşabilmek.

Bunun için dünya tarlasında en bereketli hasat mevsimi olan Ramazân-ı şerîfi ömrümüzün tamamına yayabilmek şart. Orucun bize kazandırdığı güzellikleri devam ettirebilmek şart. Kur’ân ile alâkamızı Ramazan hassasiyeti ile senenin her ayında canlı tutabilmek şart. Ramazândaki cömertliği, aynı infak ve îsar heyecanı içerisinde sürdürebilmek şart. Kulluk aşkı ve ibadet gayretini, aynı şekilde yaşayabilmek şart.

O zaman;

Son nefesimiz bizi hakiki bayramın eşiğine ulaştıracaktır.

GERÇEK BAYRAM

Allah dostu ne güzel demiş:

Behlül Dânâ bir bayram günü Harun Reşid’i atının üzerinden gösterişli bir elbiseyle görünce şu beyitleri okumuştur:

لَيْسَ الْعِيدُ لِمَنْ لَبِسَ الْجَدِيدِ إِنَّمَا الْعِيدُ لِمَنْ أَمِنَ الْوَعِيدَ

Gerçek bayram, yeni elbise giyen kişiye değil, ahiret azabından emin olan kişi içindir,

لَيْسَ الْعِيدُ لِمَنْ يَتَبَخَّرُ بِالْعُودِ إِنَّمَا الْعِيدُ لِمَنْ تَابَ وَلَا يَعُودُ

Gerçek bayram, güzel kokular sürünen kişiye değil, günahlarından tevbe edip tekrar o günahlara dönmeyen kişi içindir.

Tevbemizin bozulmasına fırsat vermemeliyiz

Ramazan ayındaki tevbelerimize bağlı kalarak her gün biraz daha iyi ve güzel insan olmak için çaba göstermeliyiz. “Eğer siz sâlih/güzel davranış sahibi bir kimse olursanız, şunu bilin ki Allah, kötülükten yüz çevirerek tevbeye yönelenleri son derece bağışlayıcıdır.” (el-İsrâ, 25). Rabbimiz tevbe ederek sâlih amellere yönelen kullarını her türlü sıkıntıdan kurtarır. Hasan-ı Basrî’ye farklı zamanlarda dört kişi gelir. Biri kuraklıktan, diğeri fakirlikten, öteki tarlasının verimsizliğinden, dördüncüsü de çocuğunun olmayışından şikâyette bulunarak yol göstermesini isterler. Onları sükûnetle dinledikten sonra her birine de Allah’tan bağışlanma istemelerini tavsiye eder.

Yanındakiler kendisine: “Efendim, bu kimselerin dert ve sıkıntıları farklı farklı, fakat siz hepsine aynı şeyi tavsiye ettiniz?!” derler. Hasan-ı Basrî onlara cevaben Hz. Nûh’un dilinden şu âyet-i kerîmeleri okur: “Rabbinizden mağfiret dileyin; çünkü O çok bağışlayıcıdır. (Mağfiret dileyin ki) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin, mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın!” (Nûh, 10-12). Şunu da unutmamak gerekir ki hiçbir zaman; “Allah nasılsa günahları affeder, O çok merhametlidir.” şeklinde nefsânî fısıltılar ve şeytânî düşüncelerle tevbelerimizin bozulmasına fırsat vermemeliyiz.

Virüsten dolayı bu seneki Ramazan bayramını evimizde kutlayacak olmamız nefsimize ağır gelse de bunun da Allah’tan geldiğini bilip her durumda Allah’ım sana hamdediyor şükrediyorum demenin de çok güzel olduğunu bilmemiz gerekiyor. Ramazan bayramımız mübarek olsun Bayramın bereketiyle Rabbim tüm insanlığın üzerinden bu virüsü kaldırsın.

Bu Yazıya 12 Yorum Yapılmıştır.
  • *Doldurmanız gereken alanları doldurduktan sonra butona basınız..